Feyz Nasıl Hissedilir? Manevi Bir Deneyimin Derinliklerine İnmek Merhaba sevgili okurlar! Bugün biraz farklı bir konuya, derinlere inmek istiyorum: Feyz. Bu kavram, çok sayıda kültür ve inanç sisteminde yer alan, derin anlamlara sahip, çok katmanlı bir deneyim. Ancak bir şey var ki, herkes bu “ilahi ışık” ya da “manevi ilham” olarak tanımlanan feyzi farklı şekilde hissediyor. Peki ama, feyz gerçekten hissedilir mi? Bu manevi tecrübe, yalnızca tasavvufi bir perspektiften mi anlaşılabilir, yoksa herkesin hayatına bir şekilde yansıyan bir olgu mu? Hadi gelin, bu konuyu tartışalım. Feyz nasıl hissedilir, gerçekten var mıdır, yoksa bir tür manevi safsata mı? Erkeklerin daha stratejik…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Elma Ağaçta Neden Çatlar? Bir Felsefi Deneme Giriş: Doğanın Gölgesinde Düşünmek Bir elma ağacının dallarındaki çatlamalar, doğanın sürekli değişen, evrilen ve bazen acı veren döngüsünün bir parçası mıdır, yoksa yalnızca bir fiziksel olgudan mı ibarettir? Her ne kadar çatlayan elmalar gözümüzün önünde basit bir doğa olayı gibi görünebilse de, derinlemesine incelendiğinde bu sorunun, insanın doğa ile olan ilişkisine dair felsefi soruları barındırdığını fark edebiliriz. Elmaların çatlaması, sadece ekolojik bir süreçten ibaret olmayıp, etik, epistemolojik ve ontolojik açıdan derin bir anlam taşıyan bir olaydır. Peki, bu çatlama, doğanın evrensel bir “içsel çatlak” mı yoksa insanın kendi içsel dünyasında bir yansıması mı?…
Yorum BırakDubleks Ev: Edebiyatın Katmanlarındaki Derinlik Edebiyat, kelimelerin ve anlatıların gücüyle insan ruhuna dokunur. Bir kelime, bir cümle, bir karakter; hepsi evrenin derinliklerinde yolculuk yapmamıza olanak tanır. Tıpkı bir dubleks evin iki katı arasında geçiş yapar gibi, edebiyat da farklı boyutlarda, katmanlarda varlığını sürdürür. Bu yazıda, dubleks ev kavramını, bir metafor ve sembol olarak ele alacağız. Bir evin katları arasında gezindiğimizde, tıpkı bir anlatıda farklı katmanlar, anlamlar ve duygular arasında geçiş yaparız. Her bir kat, farklı bir yaşam biçimini, farklı bir anlatıyı ve farklı bir bakış açısını yansıtır. Dubleks Ev ve Edebiyatın Katmanlı Yapısı Dubleks ev, her iki katında da yaşam…
Yorum BırakDevlet Yaptırımı: Pedagojik Bir Bakış Eğitim, insanın hayatında dönüştürücü bir güçtür. Her gün yeni bir şeyler öğrenmek, düşünme biçimimizi, bakış açılarımızı ve toplumsal rollerimizi şekillendirir. Ancak eğitim yalnızca bireysel bir deneyim değildir; aynı zamanda toplumsal yapıları etkileyen, bir toplumun geleceğini inşa eden bir güçtür. Bu bağlamda devletin eğitime müdahale etmesi, yalnızca bireylerin öğrenme süreçlerini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda toplumun genel gelişimini yönlendirir. Devlet yaptırımı, bu müdahalenin bir biçimi olarak karşımıza çıkar ve eğitimin şekillendirilmesinde önemli bir rol oynar. Devletin eğitime müdahalesi, toplumsal normları, değerleri ve hedefleri belirleyerek eğitim politikalarını oluşturur. Peki, devlet yaptırımı bu süreçte nasıl işler? Eğitimde yapılan müdahalelerin…
Yorum BırakGiriş: Kelimelerin Gücü ve Sanat Akımlarının Doğuşu Her sanat akımı, bir dönemin ruhunu, çelişkilerini ve arayışlarını yansıtan bir aynadır. Tıpkı bir edebi eserin yazıldığı dönemin izlerini taşıması gibi, sanat akımları da belirli bir dönemin toplumsal, kültürel ve felsefi yapılarının bir dışavurumudur. Bir kelime, bir cümle, bir simge, bir düşüncenin doğuşu, toplumların duygusal ve düşünsel değişimlerine, onların varoluşsal sorgulamalarına bir cevap niteliğindedir. Ve belki de en etkili sanat eserleri, bu değişimin ve dönüşümün tam ortasında kendini gösterir. Sanat akımları nasıl doğar? Bir sanatçı neden farklı bir biçim, konu ya da teknik kullanmaya karar verir? Bu sorular, yalnızca sanat tarihçilerinin ilgisini çekmez;…
Yorum BırakNestlé ve İsrail: Bir Destek Tartışması Üzerine Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamak, sadece dönemin olaylarını değil, bu olayların bugünü nasıl şekillendirdiğini de kavrayabilmektir. Tarih, çoğu zaman kendisini sadece olayların kronolojik sırasıyla anımsatmakla kalmaz, aynı zamanda bu olayların ardında yatan toplumsal dinamikleri ve güçlü etkileşimleri de gözler önüne serer. Bu yazıda, Nestlé’nin İsrail’i destekleyip desteklemediği sorusunu tarihsel bir çerçevede ele alarak, bu tartışmanın kökenlerine inmeye çalışacağız. Nestlé gibi küresel bir şirketin politik ve ekonomik ilişkilerinin izini sürmek, yalnızca şirketin tarihsel faaliyetlerine değil, aynı zamanda uluslararası ilişkilerin dinamiklerine de ışık tutar. Nestlé’nin İlk Yılları ve Globalleşme 1867-1940: Şirketin Kuruluşu ve Yayılma Süreci…
Yorum BırakKaynak Kıtlığı ve Seçimlerin Anatomisi: “Kup Nasıl Bulunur?” Sorusu Üzerine Bir Ekonomik Yolculuk Bir insan hangi koşullarda “kup”u arar? Kaynaklar sınırlıdır; zaman, enerji, sermaye ve fırsatlar her zaman elimizin altında değildir. Bu yazı, sadece bir ekonomi uzmanının değil, kaynakların kıtlığı ve seçimlerin sonuçları üzerine düşünen herhangi bir insanın içten analitik perspektifiyle başlıyor: Bir kup nasıl bulunur? Bu sorunun cevabı, basit bir arayışın ötesinde, mikroekonomik seçimlerden makroekonomik yapılandırmalara, davranışsal yanılgılardan kamu politikalarının rolüne kadar uzanan çok katmanlı bir ekonomik çözümlemede saklıdır. Fırsat maliyeti kavramı, kup arayışında her karar anında karşımıza çıkar. Bir kaynak başka bir kaynakla mı takas edildi? Bir zaman…
Yorum BırakArzu Haliniz Nasıl Ne Demek? Geçen gün arkadaş grubunda biri bana sordu: “Arzu haliniz nasıl?” Dedim ki, “Kafam biraz karışık, ruhum biraz uykuda, midenin durumu ise kahveyle idare ediyor.” İçimdeki İzmirli espri yanım, bunu söylerken göz kırpıyor, ama diğer yanım, yani düşünceli taraf, ciddi ciddi “Arzu haliniz nasıl ne demek acaba?” diye soruyor kendi kendine. İşte bu yazıda, bu klasik soruyu hem gülerek hem de biraz kafa yorarak açacağım. Arzu Haliniz: Sözlükten Bir Bakış İlk önce işin bilimsel tarafı var tabii. “Arzu haliniz nasıl?” dediğinizde, aslında karşınızdaki kişinin ruhsal, duygusal veya motivasyon durumunu soruyorsunuz. Bir tür “Hayatına dair keyif, istek…
Yorum BırakKerofobi Nedir? Felsefi Bir İnceleme Bir gün, sabah işe gitmek için evden çıkıyorsunuz ve düşündüğünüz tek şey belki de bugünün işlerinizi halletmek olacak. Ancak bir anda, bir kuşun gökyüzünde uçarak sizin tam önünüzden geçmesiyle irkiliyorsunuz. Bir anlık, belki biraz daha uzun süreli, bir korku… “Kerofobi” adı verilen bir durumla karşı karşıya olduğunuzu henüz fark etmemişsinizdir. Bu, kuş korkusunun, daha derin bir düzeyde varoluşsal bir kaygıya dönüştüğü bir korkudur. Kerofobi, daha yaygın bir biçimde “kuş korkusu” olarak bilinse de, felsefi olarak çok daha derin anlamlar taşıyan bir olgudur. Peki, korku, kaygı ve duyusal algılarımızla ilgili bu gibi psikolojik durumlar, gerçekliğimizi nasıl…
Yorum BırakAntagonist ve Agonist Nedir? Küresel ve Yerel Perspektiften Bakış Sonunda bir arkadaş grubuyla toplandık, herkes bir şeyler anlatıyor, bir yandan da televizyon açık. Bir anda herkesin ilgisini çeken bir dizi karakteri konuşmaya başladık. “Bunlar kim, iyi mi kötü mü?” gibi sorular havada uçuştu. İşte tam o anda, bir arkadaşım, “Bu karakter bence tam bir antagonist!” diyerek herkesi şaşırttı. Bir an, “Nedir bu antagonist ve agonist meselesi?” dedim kendi kendime. Aslında, bu terimler, edebiyat, film ve psikolojiden günlük hayata kadar birçok alanda geçiyor, ama bazen gerçek anlamları hakkında ne yazık ki kafa karışıklığı olabiliyor. Hadi gelin, küresel ve yerel açıdan bu…
Yorum Bırak