Kova Kadını Kimlerle Anlaşamaz? Kalbimde Kalan Bir Hikâyeden Öğrendiklerim
Kayseri’de yaşadığım küçük ama bana çok şey öğreten bir dönemi düşündüğümde aklıma ilk gelen şey eski günlüklerim oluyor. 25 yaşındayım ve yıllardır hissettiklerimi yazıya dökmek benim için bir alışkanlık değil, neredeyse nefes almak gibi. Bazen bir günün sonunda yatağımın kenarına oturup birkaç cümle yazıyorum, bazen de içimde biriken duygular sayfalarca akıp gidiyor.
Geçen kış tuttuğum günlüklerin arasında özellikle bir isim çok sık geçiyor: Derya.
Derya bir Kova kadınıydı. Onu ilk tanıdığımda farklılığı hemen dikkatimi çekmişti. Herkesin aynı şeyleri düşündüğü bir ortamda bile kendi fikrini söylemekten çekinmeyen, özgürlüğüne düşkün, hayata başka pencerelerden bakabilen biriydi. Onunla konuşurken bazen kendimi çok heyecanlı hissederdim çünkü her cümlesinde yeni bir düşünce saklı olurdu.
Ama zaman geçtikçe şunu fark ettim: Bazı insanlar birbirini çok sevse bile birbirlerinin dünyasında rahat edemeyebiliyor.
“Kova kadını kimlerle anlaşamaz?” sorusunun cevabını sadece burç özelliklerinde değil, yaşadığım o küçük hikâyenin içinde buldum. Çünkü Derya bana gösterdi ki bazen bir insanın en güçlü tarafı, aynı zamanda ilişkilerde en zorlandığı taraf olabiliyor.
Derya ile Tanıştığım Gün: Farklı Bir Dünyanın Kapısı
Derya ile Kayseri’de bir kafede tanışmıştık. Soğuk bir akşamüstüydü. Dışarıda kar yağmaya hazırlanıyor gibiydi, insanlar kalın montlarıyla hızlı adımlarla yürüyordu. Ben ise her zamanki gibi elimde küçük defterimle köşedeki masada oturmuş, gün içinde yaşadıklarımı yazıyordum.
Yan masada oturan Derya bir anda benim yazdıklarımı fark etti.
“Günlük mü tutuyorsun?” diye sordu.
Biraz utandım. Çünkü çoğu insan bunu garip karşılayabilirdi. Ama onun sesinde yargı yoktu.
“Evet, düşüncelerimi toparlamama yardımcı oluyor” dedim.
Gülümsedi.
“Ben de bazen kafamın içinde günlük tutuyorum ama yazmaya üşeniyorum.”
O cümleyle başlayan sohbetimiz saatler sürdü. O gece eve dönerken içimde garip bir heyecan vardı. Uzun zamandır biriyle bu kadar rahat konuşmamıştım.
Derya sıradan biri değildi. Herkesin kabul ettiği şeyleri sorguluyordu. Gelecek planlarından, hayallerinden, dünyayı değiştirme isteğinden bahsediyordu. Onun yanında insan kendini daha cesur hissediyordu.
Ama aynı zamanda onu tanıdıkça bazı özelliklerinin ilişkilerde zorluk çıkarabileceğini de görmeye başladım.
Kova Kadını Kontrolcü İnsanlarla Anlaşamaz
Derya’nın en belirgin özelliği özgürlüğüne olan bağlılığıydı. Onu değiştirmeye çalışan biriyle uzun süre anlaşabileceğini hiç düşünmüyordum.
Bir gün birlikte yürüyüş yaparken bana geçmişte yaşadığı bir ilişkiden bahsetti.
“Beni sevdiğini söylüyordu ama aslında beni yönetmek istiyordu” dedi.
Bu cümleyi söylerken yüzündeki kırgınlığı hâlâ hatırlıyorum.
O kişi Derya’nın kimlerle görüştüğüne, ne giyeceğine, boş zamanlarında ne yapacağına kadar karışıyormuş. Başta bunu ilgi gibi görmüş ama zamanla kendisini sıkışmış hissetmiş.
Kova kadınları genellikle kendi alanına ihtiyaç duyan kişilerdir. Onlar için sevgi, birinin hayatını tamamen ele geçirmek değildir. Yanında yürümek ama birbirinin nefes almasına izin vermek önemlidir.
Derya bana şunu söylemişti:
“Bir insan beni seviyorsa önce beni olduğum gibi kabul etmeli.”
Bu cümle aklımda kaldı. Çünkü gerçekten de bazı insanlar sevgiyi sahip olmakla karıştırabiliyor.
Kova kadını sürekli hesap soran, kıskançlığı sevgi göstergesi olarak gören ve karşısındaki insanı değiştirmeye çalışan kişilerle zor anlaşabilir. Çünkü onun için ilişki bir kafes değil, iki kişinin özgürce büyüdüğü bir alan olmalıdır.
Duygularını Saklayan İnsanlar Kova Kadınını Yorabilir
Derya’nın başka bir özelliği daha vardı. O, karşısındaki kişinin samimi olmasını isterdi.
Bir akşam Kayseri’nin sakin sokaklarından birinde yürürken bana şunu söyledi:
“İnsanların ne hissettiğini anlamaya çalışmaktan yoruldum.”
Bu cümlede büyük bir yorgunluk vardı.
Kova kadınları bazen dışarıdan soğuk ya da mesafeli görünebilir. Fakat aslında iç dünyaları oldukça yoğundur. Sadece duygularını herkese kolayca açmazlar.
Derya da öyleydi.
Birinin ona gerçekten yakın olabilmesi için önce güven vermesi gerekiyordu. Sürekli “iyiyim” deyip içinde fırtınalar taşıyan insanlarla zorlanıyordu. Çünkü karşısındaki kişinin açık olmasını bekliyordu.
Bir dönem benim de yaptığım bir hata vardı. Üzüldüğüm zaman susuyordum. Canımı sıkan bir şeyi hemen söylemek yerine içimde biriktiriyordum.
Derya bunu fark ettiğinde bana kızmadı ama kırıldığını söyledi.
“Sen sustukça ben aramızda duvar varmış gibi hissediyorum” dedi.
O an çok düşündüm. Çünkü haklıydı.
Bazen insanlar tartışmadan kaçarken aslında daha büyük bir uzaklık oluşturabiliyor. Kova kadını ise genellikle dürüst iletişim kurmak ister. Ne hissettiğini bilmek, karşısındaki kişinin gerçek düşüncelerini görmek ister.
Geleneklere Fazla Bağlı İnsanlarla Yaşanan Zorluklar
Derya’nın farklı düşünceleri vardı. Bazı konularda çevresindeki insanların alıştığı kalıpların dışına çıkıyordu.
Ailesiyle ilgili anlattığı bazı olaylarda bunu hissediyordum. Onun hayata bakışı daha özgürdü. Herkesin yaptığı şeyleri yapmak zorunda olmadığını düşünüyordu.
Bir gün bana şöyle dedi:
“Bazen insanlar sadece herkes öyle yapıyor diye aynı yolu seçiyor.”
Bu düşüncesi bazı kişiler tarafından anlaşılmıyordu.
Kova kadınları genellikle kendi doğrularını oluşturmayı sever. Bu yüzden aşırı gelenekçi, yeniliklere kapalı ya da sürekli “böyle gelmiş böyle gider” anlayışındaki insanlarla anlaşmakta zorlanabilirler.
Derya için yeni fikirler, farklı deneyimler ve keşfetmek çok önemliydi.
Onun yanında hayat daha renkli görünüyordu.
Ama kabul etmem gerekir ki bazen onun bu yönü beni de zorlamıştı. Çünkü ben daha sakin ve planlı ilerlemeyi seven biriydim. O ise bazen aniden karar verebiliyor, yeni bir fikirle bambaşka bir yöne gidebiliyordu.
İlk zamanlarda bunu heyecan verici buluyordum. Sonra bazı anlarda kendimi belirsizliğin içinde kalmış gibi hissettim.
Aşırı Baskıcı ve Kuralcı İnsanlar Neden Uzaklaşır?
Derya ile yaşadığım en önemli anlardan biri bir tartışmamızdı.
Büyük bir kavga değildi ama ikimizin de içinde kalan bazı şeyler ortaya çıkmıştı.
Ben bazen onun daha net plan yapmasını istiyordum. O ise hayatın her detayının önceden belirlenmesine karşıydı.
“Her şeyi kontrol etmeye çalışınca hayatın güzelliklerini kaçırıyoruz” demişti.
O an biraz kızmıştım. Çünkü kendimi anlaşılmamış hissetmiştim. Hayal kırıklığı yaşamıştım.
Ama birkaç gün sonra günlüklerimi okurken aslında onun ne anlatmak istediğini fark ettim.
Derya benim düzen ihtiyacımı anlamalıydı, ben de onun özgürlük ihtiyacını.
Kova kadını çok katı kurallar koyan, her şeyin kendi istediği gibi olmasını bekleyen insanlarla kolay iletişim kuramaz. Çünkü böyle bir ilişki içinde kendisini ifade etmekte zorlanabilir.
Kova Kadını Kimlerle Anlaşamaz? Derya’nın Bana Bıraktığı Cevap
Aylar sonra Derya ile eskisi kadar sık görüşmemeye başladık. Hayat bizi farklı yönlere götürdü. Buna üzülmedim desem yalan olur.
Çünkü bazı insanlar hayatımıza kısa süreli girse bile iz bırakıyor.
Derya bana ilişkiler hakkında çok şey öğretti.
Kova kadını; özgürlüğünü kısıtlayan, onu değiştirmeye çalışan, duygularını gizleyen, yeniliklere kapalı ve aşırı kontrolcü insanlarla anlaşmakta zorlanabilir.
Ama bu, onun kusursuz olduğu anlamına gelmez.
Derya da bazen fazla inatçıydı. Kendi fikirlerine çok güvenirdi. Bazen karşısındaki kişinin duygularını anlamakta zorlandığı olurdu.
Fakat onu özel yapan şey de buydu.
O, olduğu gibi yaşamaya çalışan biriydi.
Son Günlüğümde Yazdığım Cümle
Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Kova kadını inatçı mıdır ?
Geçenlerde eski defterlerimi karıştırırken Derya ile ilgili yazdığım son sayfayı buldum.
Orada şu cümle vardı:
“Bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil, bize yeni bir şey öğretmek için gelir.”
Bu cümleyi yazarken ne kadar haklı olduğumu bilmiyordum.
Şimdi dönüp baktığımda Derya’nın bana bıraktığı en büyük şeyin farklı insanları anlamaya çalışmak olduğunu görüyorum.
Kova kadını kimlerle anlaşamaz sorusunun cevabı aslında sadece birkaç özellikle sınırlı değil. Çünkü her insan gibi Kova kadınının da ihtiyacı anlaşılmak, değer görmek ve olduğu haliyle kabul edilmektir.
Belki de en zor anlaşacağı kişiler, onun kanatlarını kesmeye çalışanlardır.
Çünkü bazı insanlar sevilmek isterken sahip olmaya çalışır.
Bazı insanlar ise sevilirken bile özgür kalmak ister.
Derya bana bunu öğretti.
Ve hâlâ bazen Kayseri’de soğuk bir akşam yürürken, o eski kafeyi hatırlıyorum. Masanın üzerinde duran defterimi, saatler süren sohbetimizi ve hayatıma dokunan o farklı insanı düşünüyorum.
İçimde biraz hüzün oluyor.
Ama aynı zamanda güzel bir umut da taşıyorum.
Çünkü bazı karşılaşmalar bittiğinde bile insanın içinde yaşamaya devam ediyor.
Emarvi ekibi olarak “Kova kadını kimlerle anlaşamaz” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!